hikmetyavas

Mart 6, 2011

CEMİL ÇİÇEK’E CEVAP

Filed under: Köşe Yazılarım ( Denemeler ) — hikmetyavas @ 7:09 pm

BU E-POSTA, TARAFIMDAN CEMİL ÇİÇEK’İN ŞAHSINA GÖNDERİLMİŞ OLUP, BAZI İNTERNET GAZETELERİNDE DE YAYINLANMIŞTIR. HATIRLAMAKTA FAYDA VAR.

 

Sayın Cemil ÇİCEK,

8 AĞUSTOS 2010 Tarihinde, YAŞ Kriziyle ilgili olarak, Hürriyet Ankara Temsilcisi Metehan Demir’e vermiş olduğunuz mülakatta;

 Türkiye Cumhuriyeti, Anayasası olan bir devlettir. Kabile devleti değildir. Yerleşik kuralları vardır…

 İşimize gelen yeri hukuki görüp, gelmeyen yeri hukuki değildir deyip işin içinden çıkamayız…

Türkiye ’de artık herkes herkesin yasalarla tanınmış hukukuna, yetkisine ve varlığına sabır ve saygı gösterecektir…” diyorsunuz.

İyi ve güzel de, siz dâhil partinizin yetkili ağızlarından çıkan bazı hukuk dışı söylem ve eylemleri nereye oturtacaksınız? Örneğin:

1.     Milletvekili dokunulmazlıklarını kaldırmayacağız, çünkü hukuka güvenmiyoruz” sözünüze ne diyeceksiniz? Demek ki, hukukun bu yönü, işinize gelmiyor.

 

2.     Kendi dokunulmazlıklarınızı unutarak, Emekli ve muvazzaf generaller tutuklandığı gün “Artık dokunulmaz hiç kimse kalmadı” demecinize ne diyeceksiniz? Demek ki, hukukun bu yönü işinize geliyor.

 

3.     Danıştay’ın türban kararına tepki olarak “O senin işin değil efendi, git ulemaya sor” sözlerine ne diyeceksiniz? Demek ki, hukukun bu yönü işinize gelmiyor.

 

4.     Yüksek Askeri Şura arifesinde 28’i general olmak üzere 102 muvazzaf subay hakkında yakalama kararı çıkarılmasına, şura devam ettiği sürece bu karara yapılan itirazların reddedilmesine, Kara Kuvvetleri Komutanı atamasına sıra gelince istemediğiniz aday hakkında mahkemeye celp kararının çıkarılmasına ve tam şuranın bittiği gün, birden bire yakalama kararlarının kaldırılmasına” ne diyeceksiniz? Demek ki, hukukun bu yönü işinize geliyor.

 

5.     Deniz feneri (av) davasında yargılanması istenen bürokratınızın, yargılanmasına müsaade edilmemesine” ne diyeceksiniz? Demek ki, hukukun bu yönü işinize gelmiyor.

 

6.     Ergenekon kapsamında tutuklanan emekli general ve subaylıların, henüz mahkeme kararıyla suçlulukları kanıtlanmadığı halde, masuniyet karinesini hiçe sayarak” iktidarınızın, Ergenekon savcılığını üstlenmesine ne diyeceksiniz? Demek ki, hukukun bu yönü işinize geliyor.

Sizin deyiminizle, hani “İşimize gelen yeri hukuki görüp, gelmeyen yeri hukuki değildir deyip işin içinden çıkamayız…” diyordunuz. Bu sözleriniz nerede kaldı? Diğer taraftan;

a.     Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’e telefon ederek, bazı tutukluların serbest bırakılmasının istenmesi,

 

b.     Bir Alman tutuklunun bırakılması çabalarına karşılık, Deniz feneri (av) davası sanıkları lehine Alman Büyükelçisinden yardım talep edilmesi,

 

c.      Anayasa Mahkemesi’nin, Yargıtay’ın ve Danıştay’ın “en ağır sözlerle” damgalanması gibi eylem ve söylemlere ne diyeceksiniz?

 

d.     Sizin deyiminizle, hani “Türkiye’de artık herkes herkesin yasalarla tanınmış hukukuna, yetkisine ve varlığına sabır ve saygı gösterecekti

 

                                          I.            Nerede kaldı başsavcının yasalarla tanınmış hukukuna saygı?

 

                                        II.            Nerede kaldı yüz kızartıcı suçlar için yabancı büyükelçiyle pazarlık etmemesi gereken devletimizin saygınlığı?

 

                                     III.            Nerede kaldı, yüksek yargı organlarının yasalarla tanınmış hukukuna ve yetkilerine saygı?

Sayın Cemil ÇİÇEK,

Evet, “Türkiye Cumhuriyeti, Anayasası olan bir devlettir. Kabile devleti değildir. Yerleşik kuralları vardır…

Ama bu Anayasaya ve yerleşik kurallarına öncelikle siyasal iktidarların uyması gerekir. Hâlbuki sizin iktidarınız, mahkeme kararıyla, anayasanın temel ve yerleşik kuralı olan “laikliğe karşı eylemlerin odağı” olarak tescillenmiştir.

Arz edilen nedenlerden dolayı, eylemleriniz ile söylemleriniz birbirleriyle uyuşmuyor.

Evet, “Türkiye Cumhuriyeti Kabile devleti değildir.” Kabile devleti yapmaya da hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Ziya Paşanın dediği gibi:

 “En ummadığın keşf eder esrâr-ı derûnun
sen herkesi kör âlemi sersem mi sanırsın”

Netice olarak; Bu millet, bu ülkeyi kabile devletine dönüştürmek isteyenlerin emellerini sezecek ve dur diyecek zekâ ve basirete sahiptir.

Saygılarımla.

Hikmet YAVAŞ (İZMİR)

hikmetyavas@gmail.com

Reklamlar

Yorum Yapın »

Henüz yorum yapılmamış.

RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: