hikmetyavas

Mart 23, 2011

TÜRK ORDUSU, ATATÜRKÇÜ AYDIN VE BİLİM İNSANLARI SANIK SANDALYESİNE İŞTE BÖYLE OTURTULDU

Filed under: Köşe Yazılarım ( Denemeler ) — hikmetyavas @ 12:03 pm

TÜRK ORDUSU, ATATÜRKÇÜ AYDIN VE BİLİM İNSANLARI SANIK SANDALYESİNE İŞTE BÖYLE OTURTULDU

Türk Ordusu’nu, Atatürkçü aydın ve bilim insanlarını sanık sandalyesine oturtabilmek için gerekli hukuki altyapı, oya gibi işlenerek işte böyle hazırlandı:

1.     Avrupa Birliğinden gelen yoğun eleştiriler ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından Türkiye aleyhine verilen tazminat cezalarının önünü kesmek maksadıyla; 16 Haziran 2004 tarih ve 5190 sayılı kanunla, Devlet Güvenlik Mahkemeleri kaldırılırken, bunların yerine “Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri” kuruldu.

 

Bu mahkemelerin hâkim ve savcılarına; “Şüpheli olarak gördükleri kişileri 10 yıla kadar sorgusuz sualsiz tutuklamak dâhil” çok geniş yetkiler verildi.

 

2.     26 Eylül 2004 tarihinde, 5237 Sayılı yeni “Türk Ceza Kanunu” kabul edildi ve bu kanunun 312nci maddesine;

 

Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs eden kimseye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir” hükmü kondu.

 

Böyle her yöne çekilebilecek bir madde sayesinde, istenirse “hükümete muhalefet eden herkese bir kulp takarak, müebbet hapisle yargılama imkânı yaratıldı.

3.     29 Haziran 2006 tarihinde, Terörle Mücadele Kanunu’nun 10ncu maddesi (d) fıkrasında;

Müdafiin dosya içeriğini incelemesi veya belgelerden örnek alması, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla bu yetkisi kısıtlanabilir” şeklinde değişiklik yapıldı.

Bu değişiklik sayesinde, özel yetkili mahkemelerin hâkim ve savcılarına;

Hey sanık, biz seni tutukladık ama senin suçunu ve suçlu olduğunu gösteren delilleri sana ve avukatına göstermeyiz, dosyandaki bilgi ve belgeleri de inceletmeyiz” deme imkân ve yetkisi verildi.

Böylece, Türk hukuk sistemine “GİZLİ DELİL” kavramı sokuldu ve sanığa   suçu ve neyle suçlandığı” söylenmeyerek savunma hakkının kısıtlanması sağlandı.

Bu arada; “Terörle Mücadele Kanunu’nda Anayasal düzenin değiştirilmesi için örgütün silahlı örgüt olması şartı getirildi.” Böylece:

 

a.     Tarikat ve cemaatlerin; Cumhuriyet Anayasasının öngördüğü anayasal düzene karşı yürüttükleri eylemler, suç kapsamı dışına çıkarıldı.

 

b.     İktidarda olmanın verdiği gücü kullanarak; Silah kullanmaya gerek kalmadan, ülkenin anayasal düzenini “Sivil darbe yoluyla Ilımlı İslam Cumhuriyeti’ne ve tek adam diktasına dönüştürmek” müebbetlik anayasal suç olmaktan kurtarıldı.

 

c.      Buna karşılık; Anayasal görevi ve doğası gereği, silahla donatılmış olan Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarını, istendiği zaman bir kulp takılarak, kolayca “ Anayasal düzeni değiştirmek için silahlı örgüt kurdularithamlarıyla yargılamanın yolu açıldı.

4.     5 Temmuz 2008 tarihinde yürürlüğe giren 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunuyla, hukuk sistemimize “GİZLİ TANIK  müessesesi sokuldu. Buna göre; aleyhinize şahitlik yapan kişi veya kişilerin;

Yüzleri saklanıp, sesleri değiştirilip ve kimlikleri gizlenerek duruşma sırasında veya duruşma salonu dışında ses ve görüntü akarımı yoluyla şahitlik yapmalarına” imkânı sağlandı.

TBMM’de kabul edilen yasa gereği, terör ve çete suçları ile 10 yıl ve üzerinde hapis cezasını gerektiren suçlarda gizli tanık kullanılabilmenin önü açıldı.

 Böylece; “Etkin pişmanlık yasasından faydalanmak veya sanıklardan intikam almak isteyen terörist eskileri ile pek çok cinayetin faili olduğu belirlenen kişilerin bile, Tanık Koruma Kanunundan yararlanarak temize çıkmak için yalancı şahitlik yapmalarının” yolu açıldı.

5.     27 Haziran 2009 Gece yarısında çıkarılan bir yasayla:

a.     Anayasal düzene karşı suçlar” ile “terör” ve “çete” suçları doğrudan özel yetkili sivil savcılıklar tarafından soruşturulacak hükmü getirildi.

Bu değişiklik, askeri bölgede bile işlenmiş olsa (disiplin suçları hariç) muvazzaf subayların sivil yargı tarafından yargılanmalarının yolunu açtı.

b.     Ayrıca, Askeri Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu’nun 3ncü maddesine şu fıkra eklendi:

Barış zamanında, asker olmayan kişilerin Askeri Ceza Kanunu’nda veya diğer kanunlarda yer alan bir suçu tek başına veya asker kişilerle iştirak halinde işlemesi durumunda asker olmayan kişilerin soruşturmaları Cumhuriyet savcıları, kovuşturmaları adli yargı mahkemeleri tarafından yapılır” dendi.

Buna göre işlenen suç ne olursa olsun, sivil kişilerin artık askeri mahkemelerde yargılanmaları son buldu.

Ayrıca, üst düzey rütbeli personelin, emekli olmadan önce işledikleri iddia edilen suçları nedeniyle, askeri mahkemede yargılanma isteklerinin de önü kesilmiş oldu.

Böylece; bir taraftan askerlere sivil yargı yolunu açarken, diğer taraftan askeri ceza kanunu kapsamına giren suçları işleyen sivillerin askeri mahkemelerde yargılanmasının yolu kapatıldı.

Bu düzenlemenin sonucu olarak; kendileri cemaat veya tarikat mensubu olan bazı askerlerin, sivil tarikat müritleriyle işbirliği içinde işledikleri askeri suçlar nedeniyle, askeri savcılar tarafından açılan soruşturmaların ve davaların tarikat ve cemaatlere ulaşmasının önü kesildi. 

6.     Son olarak, Hâkimler ve Savcılar Kanununa 93 üncü maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki 93/A maddesi eklendi:

 

“Hâkim ve savcıların bir soruşturma, kovuşturma veya davayla ilgili olarak yaptıkları işlem, yürüttükleri faaliyet veya verdikleri her türlü kararlar nedeniyle; Kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk sebeplerine dayanılarak da olsa hâkim veya savcı aleyhine tazminat davası açılamaz.”

Böylece; Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemelerinin hâkim ve savcıları, sizi haksız yere bilerek ve isteyerek 10 yıl tutuklu olarak içeride yatırsa ve sonunda beraat etseniz bile, o hâkim ve savcı aleyhine dava açamayacaksınız ve yaptıkları yanlarına kâr kalacak. Devlet aleyhine açacağınız davalarda ise; ödenecek tazminatlar, o hâkim ve savcının cebinden değil halkın ödediği vergilerden karşılanacak. Ne güzel adalet değil mi?

Sonuç olarak:

1.     Türk Ordusunu “Silahlı terör örgütü veya silahlı çete ve mensuplarını ise “terör örgütü üyesi” olarak itham etmenin yolu işte böyle açıldı.

 

2.     Hak, hukuk, adalet, özgürlük, açılım ve ileri demokrasi yutturmacıları altında:

 

a.     Habur sınır kapısından gelen ve “pişman olmadıklarını söyleyen teröristlerin” ayağına giderek, onları “Etkin Pişmanlık Yasasından” yararlandırıp serbest bırakan hukuk sistemi de,

 

b.     Bu milletin can ve mal güvenliği için, canını ortaya koyarak Terörle mücadele etmiş Türk Ordusunun madalyalı kahramanlarını “terörist olmakla itham eden” hukuk sistemi de,

 

c.      PKK’nın Türk Ordusu’ndan alamadığı intikamı, sözde hukuk yoluyla almaya çalışan hukuk zihniyeti de,

 

d.     Bir taraftan, Türk Ordusu mensuplarını “Silahlı Çete üyesi” olmakla itham ederken diğer taraftan, yasadışı yollarla milletin yatak odalarına kadar dinleyen, kaydeden, kesip biçip montajlayıp sahte suç delilleri üreten çeteler ile “Allah adıyla halkı aldatarak” topladıkları paraları cebe atan çeteleri görmeyen hukuk sistemi de,

 

e.     Bazı Atatürkçü muhalif aydın ve bilim insanlarını kasıtlı olarak tahliye etmedikleri Yüksek Mahkeme kararıyla sabit olan hukuk düzeni de, İŞTE BÖYLE YARATILDI.

3.     Hak, hukuk ve adalet maskesi altında kurulan tezgâhları ve çevrilen dolapları görmek için ille de hukukçu olmaya gerek yok:

Açın Resmi Gazeteyi, hangi kanunlarda ne gibi değişikliklerin yapıldığına bakın, Girin ulusal gazetelerin arşivlerine ve yapılan değişiklerden kimlerin yararlandığını, kimlerin suçlarının affedildiğini ve kimlerin okka altına gittiğini, hangi eylemlerin suç olmaktan çıkarıldığını ve kimleri hedef alarak yeni suçlar yaratıldığını görürsünüz.

4.     Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri ve özel yetkilerle donatılmış savcılarıyla; 21nci yüzyılda, Dünya üzerinde “İleri demokrasiye” geçtiğini iddia eden tek ülke Türkiye’nin olması, en büyük talihsizliktir.

 

Hikmet YAVAŞ (İZMİR) hikmetyavas@gmail.com

Reklamlar

Yorum Yapın »

Henüz yorum yapılmamış.

RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: