hikmetyavas

Nisan 27, 2011

MÜJDELER OLSUN “DAHA ÇOK DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK” GELİYOR.

Filed under: Köşe Yazılarım ( Denemeler ) — hikmetyavas @ 5:06 pm

MÜJDELER OLSUN “DAHA ÇOK DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK” GELİYOR.

Kuzey Afrika’dan başlayıp tüm Arap Yarımadasına yayılan “totaliter yönetimlere karşı isyanları”  Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği gibi Batılı güçler destekliyorlar.

Bu destek; İsyancılara para, gıda, ilaç ve silah yardımının daha da ilerisine geçiyor ve Batılı güçlerin silahlı kuvvetleri bizzat isyancılar safında çarpışmalara katılıyorlar.

Böylece söz konusu ülkelerde; “Dış destekli birer iç savaş” sürdürüyorlar.

İsyancılar ne istiyorlar?

Bilinen yanıt; “Özgürlük ve demokrasi” istediklerini söylüyorlar.

Batılı güçler ne istiyorlar?

Bilinen yanıt; “ O ülkelere, özgürlük ve demokrasi götürmek istediklerini” söylüyorlar.

Çok güzel. Her türlü baskıcı totaliter yönetimlerin devrilmesinde fayda vardır.

Ama bakacaksınız, gelen kim? Kimden destek alıyorlar? Bu destek karşılığında ülke ve millet adına hangi bedelleri ödemeyi taahhüt ediyorlar? Demokrasiyi, iktidarı ele geçirdikleri zaman inilecek bir tramvay olarak mı görüyorlar?  

Ama bakacaksınız, destekleyen kim? Kimi destekliyorlar? Sağladıkları destek karşılığında ne istiyorlar?

Hani “Yaptıkları yapacaklarının garantisidir” diye bir laf vardır. Örneğin, Irak’ta yapılanlara bakalım:

Muhalifler ne istiyorlardı?

Bilinen yanıt; “Totaliter Saddam yönetimini yıkmak, Özgürlük ve demokrasiye kavuşmak” istediklerini söylüyorlardı.

Amerika ve İngiltere başta olmak üzere, Batılı koalisyon güçleri ne istiyorlardı?

Bilinen yanıt; “Saddam yönetimini yıkarak Irak’a özgürlük ve demokrasi götürmek, Saddam’ın elindeki kitle imha silahlarını yok etmek ve terörizmin kökünü kazımak” istediklerini ilan ediyorlardı.

Böylece Iraklı muhalifler,  yabancı devletlerin koalisyon güçleriyle işbirliği yaparak yürüttükleri “dış destekli iç savaş” sonucunda Irak’a:

      1.     Bir buçuk milyon insanın katledildiği kanlı bir sahte demokrasi,

      2.      Can ve mal güvenliğinin ancak silahla korunabildiği bir özgürlük,

      3.     Petrol kaynaklarına el konmuş bir memleket,

      4.     Etnik ve mezhep bakımından üçe parçalanmış bir ülke,

      5.     Irzına geçilmiş binlerce kadın ve kız çocuğu,

      6.     Birbirlerine ihanet ettirilmek suretiyle kan davalısı haline getirilmiş aşiretler,

      7.     Müzeleri ve tarihi değerleri soyularak kökleri yok edilmiş bir kültür,

      8.     PKK başta olmak üzere, palazlandırılmış ve azdırılmış bir terör ortamı getirdiler.

Aslında hiçbir devlet diğer bir devlete özgürlük ve demokrasi götürmez ve götüremez. Biz “O ülkeye demokrasi ve özgürlük götürmek için müdahale ediyoruz” sözleri, ahmakları kandırmak için uydurulmuş masallardır.

Wikileaks belgelerini inceleyin, işin esasının “Sömürgeci emperyalist güçlerin, petrol ve doğalgaz gibi enerji kaynaklarını kontrol etme ve stratejik pozisyonlarını güçlendirme mücadelesi olduğunu” görürsünüz.

Japonya Kore’yi işgal ettiği zaman, O tarihte Amerikan Başkanı olan Roosevelt:

Kore, kesin olarak Japonya’nındır. Bir anlaşma ile Kore’nin bağımsız olması gerektiğinin kararlaştırıldığı doğrudur. Fakat Kore. Bu anlaşmanın uygulanmasını zorlayacak güce sahip değildir. Korelilerin kendileri için yapmaya muktedir olamadıkları bir şeyi, başka bir devletin, onlar için yapmaya kalkışmalarını beklemek olanaksızdır… Bir ulusun kendi gücüyle koruyamadığı bir şey uluslar arası toplum tarafından korunamaz” diyor.

İngiliz devlet adamı Palmerston da;

Bizim ne ebedi müttefikimiz ve ne de devamlı düşmanımız vardır… Çıkarlarımız ebedidir ve bizim görevimiz de bu çıkarlarımızı izlemektir” diyor.

Amerikan eski Başkanlarından George Washington ise;

Amerika’nın, başkalarının çıkarları için bağlantıya girmekten kaçınması gerekir” diyor.

Demek ki neymiş? “Yabancı güçler, sadece kendi çıkarlarına hizmet edecek işbirlikçilerini desteklermiş.”

Demek ki neymiş? “Senin ülkende katledilen vatandaşının sayısı, ırzına geçilen kadın ve kızların miktarı, sömürgeci emperyalistlerin umurunda değilmiş.”

Demek ki neymiş? “Demokrasi ve özgürlük getirmek vaatleri, masalmış.”

Demek ki neymiş? “Onların umurunda olan, senin ülkenin hammadde kaynakları ile insanlarının sömürülmesi yani kendi çıkarlarıymış.”

Hey… Atlantik ötesini veli edinenler, Amerika ve Avrupa birliğinden icazet ve destek isteyenler, içerideki işbirlikçiler, şeyhine sorgusuz sualsiz biat edenler, kalemini yabancılara satmış medyacılar, bilimsel ahlaktan yoksun sözde bilim adamları, mukaddes İslam’ı siyasi ve maddi çıkarları için istismar eden din tüccarları, bizi deliğe süpürmeyin diye yabancılara yalvaranlar, bunları duyuyor musunuz? Görüyor musunuz? Anlıyor musunuz?

Hey… Amerikan desteğinin devamı halinde; ABD’nin bir müttefiki olarak, Ortadoğu ve Irak dâhil olmak üzere Türk hava sahasını, kara ve demiryolları ile Mersin ve İskenderun limanlarını Amerikalıların kullanımına açmayı taahhüt edenler,  bunları duyuyor musunuz? Görüyor musunuz? Anlıyor musunuz?

Hey… Türk Ordusunda Amerikan menfaatlerine karşı çıkan generallerin ve subayların tasfiye edilmeleri için Amerika’dan destek isteyen ve alan işbirlikçiler, bunları duyuyor musunuz? Görüyor musunuz? Anlıyor musunuz?

Hey… Amerikan menfaatlerine karşı çıkan Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarını, Cumhuriyet sevdalısı Atatürkçü aydın ve bilim insanlarını, kalemini satmamış medya mensuplarını, namuslu savcı ve yargıçları yıpratabilmek amacıyla, güçlü bir medya oluşturmak için Amerikan elçisiyle antant kalanlar, bunları duyuyor musunuz? Görüyor musunuz? Anlıyor musunuz?

Eminim ki; Gözleriniz var ama görmüyorsunuz. Kulaklarınız var ama duymuyorsunuz. Aklınız var ama anlamıyorsunuz.

Çünkü Allahtan korkmuyor ve kuldan utanmıyorsunuz.  Hasis menfaatlerinizin kulu kölesi olmuşsunuz. Vicdanlarınız körelmiş. İhanet genlerinize işlemiş.

Ama unutmayın; bir gün bıçak kemiğe dayanacak ve kamuoyu vicdanı isyan edecek. Cumhuriyet sevdalısı Cesur ve namuslu hukukçular ayağa kalkacak ve yakanıza yapışarak, ihanetinizin hesabını soracaktır.

O gün ne zaman gelecek bilmiyorum, ama bildiğim bir şey var “kanserden ölüm döşeğine düşmesine rağmen tahliyesini engellediğiniz ve attığınız iftiralara dayanamayıp intiharına sebep olduğunuz o masumların ahı mutlaka sizi tutacak” ve o gün kesin olarak gelecek.

Selam ve saygılarımla…

Hikmet YAVAŞ (İZMİR) hikmetyavas@gmail.com

Reklamlar

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: